Akciğer vebası nedir, ne kadar tehlikeli? Belirtileri neler, tedavisi nasıl?

Rusya'nın tüketici hakları ve insan refahı denetim kurumu Rospotrebnadzor, araştırmacının ölümü ile enstitüdeki çalışmaları arasında anlamlı bir bağlantı bulunmadığını belirtirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gelişmeleri yakından takip ediyor. DSÖ, Rus...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Rusya’nın tüketici hakları ve insan refahı denetim kurumu Rospotrebnadzor, araştırmacının ölümü ile enstitüdeki çalışmaları arasında anlamlı bir bağlantı bulunmadığını belirtirken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gelişmeleri yakından takip ediyor. DSÖ, Rus sağlık yetkilileriyle temas halinde olduklarını ve yapılan testler ile olası halk sağlığı etkileri hakkında bilgi toplamaya çalıştıklarını açıkladı.

DSÖ’nün mevcut gayriresmi bilgilere dayanarak yaptığı değerlendirmede, genel nüfus açısından halk sağlığı riskinin düşük olduğu belirtildi.

Akciğer vebası, Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu, akciğerleri etkileyen ağır ve nadir bir enfeksiyondur. Vebanın en tehlikeli türü olarak kabul edilen hastalık, hızlı ilerleyebilmesi nedeniyle ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturabilir.

Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu diğer veba türleri arasında hıyarcıklı ve septisemik veba da bulunuyor.

Vebanın en yaygın türü olan hıyarcıklı veba, çoğunlukla enfekte bir pirenin ısırmasıyla bulaşıyor. Bakteri, derideki bir kesikten de vücuda girebiliyor. Hastalık, özellikle lenf düğümlerinde ağrılı ve şişliklere yol açıyor.

Tedavi edilmediğinde enfeksiyon kana yayılarak septisemik vebaya dönüşebiliyor. Bu durumda kan dolaşımında enfeksiyon gelişiyor ve organ yetmezliği ortaya çıkabiliyor.

Faringeal veba ise enfekte et tüketilmesinin ardından boğaz bölgesini etkileyebiliyor.

Akciğer vebasını diğer veba türlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, insandan insana solunum yoluyla bulaşabilmesi.

Enfekte kişinin öksürmesi veya hapşırması sırasında ortaya çıkan solunum parçacıkları bakteriyi taşıyabiliyor. Hastalık, enfekte hayvanlardan kaynaklanan damlacıklarla da bulaşabiliyor.

ABD’de akciğer vebasının insandan insana bulaştığı son büyük olay, 1924 yılında Los Angeles’ta yaşanan salgın olarak biliniyor.

Bakterinin akciğerlere ulaşması, kısa sürede ağır zatürreye neden olabiliyor. Hastalarda nefes almada güçlük ortaya çıkabiliyor.

Belirtiler bazı vakalarda enfeksiyondan sonraki 24 saat içinde başlayabiliyor.

Başlıca belirtiler şöyle:

* Yüksek ateş* Titreme* Baş ağrısı* Vücut ve kas ağrıları* Baş dönmesi* Halsizlik ve yorgunluk* Mide bulantısı ve kusma* İshal* Nefes almada güçlük

Tedavi edilmediğinde akciğer vebası çok yüksek ölüm riski taşıyor.

Veba, uygun antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor. Tedavide genellikle siprofloksasin, levofloksasin, moksifloksasin, gentamisin ve streptomisin gibi antibiyotikler kullanılıyor.

Tedavinin mümkün olduğunca erken başlaması büyük önem taşıyor. Özellikle hastalığın ilk döneminde antibiyotik verilmesi hayatta kalma ihtimalini artırıyor.

Antibiyotik tedavisinin yanı sıra hastanın durumuna göre oksijen, sıvı tedavisi ve diğer destekleyici uygulamalar da yapılabiliyor.

Vebaya karşı aşılar uzun süredir kullanılıyor ancak mevcut aşıların özellikle akciğer vebasına karşı ne ölçüde koruma sağladığı konusunda belirsizlik bulunuyor.

DSÖ, rutin olarak toplumun tamamının aşılanmasını önermiyor. Bunun yerine sürekli maruz kalma riski bulunan laboratuvar çalışanları gibi yüksek riskli gruplara odaklanılıyor.

Veba, özellikle Orta Çağ’daki Kara Ölüm salgınıyla hafızalara kazınmış olsa da günümüzde tamamen ortadan kalkmış değil.

Yersinia pestis bakterisi, doğal ortamda özellikle kemirgenler ve pireler arasındaki döngüde varlığını sürdürüyor. Hastalık Okyanusya dışında dünyanın farklı bölgelerinde görülebiliyor.

DSÖ verilerine göre 1990’lardan bu yana insanlarda görülen vakaların önemli bölümü Afrika’da kaydedildi. Antibiyotikler sayesinde hastalık günümüzde tedavi edilebilir hale gelse de erken teşhis ve müdahale önemini koruyor.

DSÖ’nün mevcut değerlendirmesine göre genel nüfus açısından risk düşük görünüyor.

Uzmanlar, akciğer vebasının hızlı şekilde ağır belirtilere yol açmasının da kontrol açısından avantaj sağlayabileceğini belirtiyor. Hastaların kısa sürede ciddi şekilde hastalanması, günlük aktivitelerini sürdürmelerini ve seyahat etmelerini zorlaştırabiliyor.

Uzmanlar, mevcut durumun şu aşamada Kovid-19 pandemisiyle kıyaslanabilecek bir boyutta olmadığını değerlendiriyor.

Akciğer vebası şüphesi bulunan kişilerle yakın ve doğrudan temastan kaçınılması önem taşıyor. Sağlık çalışanlarının hastalara müdahale sırasında uygun kişisel koruyucu ekipman kullanması gerekiyor.

Hastayla yakın temas eden kişiler sağlık yetkilileri tarafından takip ediliyor ve gerekli görülmesi halinde hastalık ortaya çıkmadan önce koruyucu antibiyotik tedavisi uygulanabiliyor.

Rutin el hijyeni, hasta kişilerin vücut sıvılarıyla temastan kaçınma ve şüpheli durumlarda sağlık kuruluşlarına başvurma da korunmada önem taşıyor.

Akciğer vebası nedir?

Vebanın diğer türleri neler?

Akciğer vebası nasıl bulaşıyor?

Akciğer vebasının belirtileri neler?

Akciğer vebası nasıl tedavi ediliyor?

Veba aşısı var mı?

Veba neden hala görülüyor?

Küresel salgın riski var mı?

Akciğer vebasından nasıl korunulur?

Ekonomim

Akciğer vebası nedir, ne kadar tehlikeli? Belirtileri neler, tedavisi nasıl?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi Haber Al ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir