Altın fiyatları, ABD’de yükselen tahvil getirileri ve Fed’in faiz politikasına ilişkin belirsizlikler nedeniyle geriliyor. Ocak 2026’da 5 bin 608,35 dolar civarında tarihi zirvesini gören altın, son haftalarda 4 bin 100-4 bin 200 dolar aralığına kadar düştü.
Düşüşün başlıca nedeni, ABD tahvil getirilerindeki artış oldu. ABD’nin 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,3 civarında seyrederken, 30 yıllık tahvil getirileri de son yılların en yüksek seviyelerine yaklaştı. Tahvillerin daha yüksek getiri sunması, faiz getirisi olmayan altına olan ilgiyi azalttı.
Buna ek olarak, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikasına dair belirsizlikler de altını baskılıyor. Fed’in dikkatle izlediği enflasyon göstergesi olan çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksinde yıllık artışın yüzde 3 civarında kalması, enflasyonla mücadelenin henüz tamamlanmadığına işaret ediyor. Bazı Fed yetkililerinin, gerekirse faizleri artırabilecekleri yönündeki açıklamaları doları güçlendirerek altındaki düşüşü hızlandırdı.
Altın fiyatlarını etkileyen bir diğer unsur ise petrol piyasası. ABD ile İran arasındaki görüşmelerde ilerleme kaydedilememesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılık ve ihracata yönelik riskler, petrol fiyatlarında dalgalanmalara yol açıyor.
Jeopolitik gerilimler genellikle altını desteklese de, yüksek petrol fiyatları enflasyon endişelerini artırarak tahvil getirilerini yükseltiyor. Bu durum da faiz beklentilerini etkileyerek altına olan talebi azaltabiliyor.
Altın üzerindeki baskıya rağmen, merkez bankalarının alımları fiyatları destekleyen önemli bir unsur olmaya devam ediyor. Çin ve Polonya’nın öncülük ettiği merkez bankası alımları, rezervlerde para birimi çeşitliliği ve bağımlılığın azaltılmasını hedefliyor.
Morgan Stanley gibi büyük finans kuruluşları, merkez bankalarının yanı sıra Asya’daki özel sektör talebinin de altını desteklediğini belirtiyor. Bu nedenle 4 bin dolar seviyesi, altın için önemli bir destek noktası olarak görülüyor.
Altın fiyatlarındaki yüksek seviyeler, talebin yapısını da değiştiriyor. Mücevher gibi yatırım dışı talepler yavaşlarken, külçe, sikke ve ETF’ler gibi yatırım araçlarına yönelim artıyor. Bu durum, altının piyasadaki rolünü yeniden şekillendiriyor.
Fiyatların nereye kadar gerileyebileceği ise yatırımcıların en çok merak ettiği soru. Teknik analizlere göre 4 bin-4 bin 100 dolar aralığı altın için temel destek bölgesi olarak öne çıkıyor. Düşüşün sona erdiğine dair güçlü bir sinyal içinse altının 4 bin 250-4 bin 300 dolar bandının üzerine çıkması ve bu seviyelerde kalıcı olması gerekiyor.
Altın piyasasında gözler, ABD’de 14 Ekim’de açıklanacak enflasyon verilerine ve Fed’in 27–28 Ekim’deki toplantısına çevrildi. Enflasyonun seyrine ve Fed’den gelecek mesajlara bağlı olarak faiz beklentileri, altın fiyatları üzerinde belirleyici olacak.
Gümüş fiyatlarında da satış baskısı sürüyor. Ons gümüş 60,36 dolar seviyesine kadar gerilerken gümüşün gramı ise ise 95,40 TL civarına çekildi.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.
FAİZ GETİRİSİ ALTINI BASKILIYOR
PETROL FİYATLARI DA ETKİLİYOR
MERKEZ BANKALARI 4 BİN DOLARI SAVUNUYOR
YATIRIM TALEBİ DEĞİŞİYOR
DÜŞÜŞ NEREDE DURUR?
GÜMÜŞ FİYATLARI DA SERT DÜŞTÜ