MARUF BUZCUGİL – MEHMET KAYA
Hükümetin ekonomi politikalarında yapacağı değişiklikler açısından dikkatlerin döndüğü 2027-2029 Orta Vadeli Program’da (OVP) sanayi üretimine desteğin güçlendirilmesi ve dezenflasyon sürecindeki yavaşlamanın gerekçelerinin öne çıktığı bir sunum yapıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın sunumunda sapmaların gerekçelerine yönelik bölümler uzun tutulurken, soru-cevap bölümünde de programın ilerleyişindeki sorunlar öne çıktı. Enflasyon tahminindeki yüksek sapmanın ana gerekçesi, bölgede yaşanan gelişmeler ve İran-İsrail-ABD çatışmasının tahminlerden uzun sürmesi olarak açıklandı. Başta bu savaş olmak üzere bölgesel gerginlik ve çatışmaların enflasyona etkisinin 7 puan seviyesinde gerçekleştiği belirtildi.
OVP’de verilerin tamamı güncellendi. 2026 için 3,8 olan büyüme hedefi, yıl sonu için yüzde 3,3’e indirildi. 2027 için büyüme hedefi de 4,3’ten 4,2’ye çekildi. Enflasyon tahmininde ise “sürpriz” gerçekleşti ve Merkez Bankasının son enflasyon raporunda yüzde 28 olarak açıkladığı 2026 yıl sonu tahmininden daha yüksek, yüzde 28,4 oranında bir tahmin yapıldı.
Tanıtım toplantısına katılan Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, kendi tahminlerini açıklarken OVP’de hükümetle eşgüdüm içinde takibi sürdüreceklerini söylediğini hatırlatarak, bir aylık dönemde oluşan bu tahmin farkının savaştan kaynaklandığını, takip eden yıllardaki artışın da tahmin değişikliği ve küresel gelişmelerden kaynaklandığını vurguladı. Karahan, “Bölgedeki savaş ve uluslararası konjonktürün etkisini bütün olarak değerlendirdiğimizde 7 puana yaklaşan bir etki görüyoruz. Onun dışında tabii ciddi bir revizyon ama enflasyon görünümünde karamsarlığa sebep olacak bir revizyon olarak da açıkçası değerlendirmiyoruz” dedi.
OVP sunumunda, temel olarak ekonomik büyüme verisi üzerinden iki ciddi mesaj verildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonomik stratejinin sonuç verdiği vurgusunu, Türkiye’nin toplam faktör verimliliğinde artış görülmesi ve bu artışın devam edeceği sözleriyle destekledi.
Buna karşılık, uzun dönemli ortalamalarda yüzde 5 dolayında tahmin edilen potansiyel büyüme oranında gerileme olduğu görüldü. Büyümeye yönelik politikaların enflasyonu artırıcı etki edip etmeyeceğine ilişkin bir soruya yanıt veren Cevdet Yılmaz, potansiyel büyüme oranlarının yüzde 5’in altında olduğunu belirtti. Yılmaz, “Potansiyel büyüme denilen bir kavram var. Bu, 2026’da Türkiye için yüzde 4,5 olarak hesaplanıyor. Bizim gerçekleşmemiz bunun altında. 2027’de potansiyel büyümemizin yüzde 4,7’ye çıkmasını bekliyoruz. 2027’de bizim öngördüğümüz büyüme yüzde 4,2. Dolayısıyla büyümenin enflasyonu azaltıcı ya da artırıcı bir perspektif ortaya koyduğunu söyleyemeyiz” dedi.
Yılmaz, OVP’ye ekonomik güvenlik kavramını eklediklerini vurguladı. “Önümüzdeki dönemde bu konuları inanıyorum daha çok tartışacağız. Dünya eski dünya değil. Liberal küresel düzenden bahsetmiyoruz” diyen Yılmaz, küresel kutuplaşmanın ekonomiyi araç olarak kullandığını belirterek, “üretim gücünü” ana unsur olarak saydı.
Yılmaz, demografi, aile ve kültürü de ekonomik güvenlik başlığı altında bir unsur olarak saydıklarını söyledi.
OVP’de, imalat sanayii ağırlıklı olmak üzere üretim kapasitesinin artırılması öne çıktı. Cevdet Yılmaz ve soru-cevap bölümünde Mehmet Şimşek, bu alanda kritik teknolojilerdeki yatırımlar ile imalat sanayiinin kredi ihtiyacına özel önem verileceğini ve seçici bir finansman modeli uygulanacağını vurguladı. Cevdet Yılmaz, “İmalat Sanayii Güçlendirme Programı” uygulanacağını belirtirken, Orta Vadeli Program’da bu başlığa işaret edecek şekilde, “Sektörün yatırım, istihdam, yüksek katma değerli üretim ve ihracat kapasitesinin korunup güçlendirilmesi için veriye dayalı, seçici ve hedef odaklı aktif sanayi ve dış ticaret politikaları uygulanacak, öncelikli sorun alanlarına yönelik kamu sektörü ile özel sektör arasında iş birliği kültürünün güçlendirilmesi sağlanacaktır” ifadesine yer verildi.
Bu kapsamda, kamu alımlarının özellikle sağlık teknolojileri için kaldıraç olarak kullanılacağı, tekstil, hazır giyim, mobilya, deri vb. sektörlerde istihdamı koruma ve dönüşüm için finansman sağlanacağı, KOBİ’lere kredi garanti sistemleriyle finansmanın sürdürüleceği, YTAK ve reeskont kredisi hacimlerinin artırılacağı, verimlilik yatırımlarının destekleneceği unsurlarına yer verildi. İhracatı daralan sektörlerin yeni pazar arayışları için ticaret diplomasisi yürütülecek. Cevdet Yılmaz, sunumunda bu alanda özellikle Afrika ve Orta Asya’ya odaklanılacağını kaydetti. Programda, çalışan sayısını koruma amacıyla çalışan başına desteğin süreceği vurgulandı.
OVP’de, özellikle dış kaynaklı rekabet baskısına da vurgu yapılarak, yıkıcı dış rekabete karşı yerli imalat sanayiinin korunacağı belirtildi. Kamu yatırımları tarafında ise özellikle ulaşım ve lojistik altyapısına yönelik yatırımların hızlandırılması da bu başlık altında sıralandı. Cevdet Yılmaz, demiryolu yatırımlarında pazara ve ulaşım hatlarına erişim sağlanacağını belirterek, bu alandaki yatırımların genel yatırım artışından daha hızlı artırıldığını söyledi.
Yılmaz: Dış konjonktür bize hiç yardım etmedi: Ekonomik gösterge hedef ve tahminlerinde yüksek sapmanın öne çıktığı tanıtım toplantısında, özellikle 2026 sapması ve devam eden dönem revizyonlarının nedeni Cevdet Yılmaz tarafından iki unsura bağlandı. Yılmaz, “Bir tanesi, dış konjonktür bize hiç destek olmadı doğrusu. Hep olumsuz sürprizlerle karşılaştık. Savaşlar, başka birtakım gelişmeler. Programlar yaşanırken kontrol edemediğiniz sürprizler her zaman olur. Bu bazen olumlu bir sürpriz olur, bazen olumsuz bir sürpriz olur. Biz bu dönem pek olumlu sürpriz görmedik doğrusu son üç yılda. Genelde olumsuz diyelim. Programı olumsuz etkileyen hususlar oldu. O, bir miktar mücadelemizi uzattı diyebiliriz. İşte sadece bu savaşın etkisi olmasa bugün yüzde 31,5’ten değil de yüzde 25 enflasyondan bahsediyor olacaktık. Bu, çok farklı bir finansal atmosferi getirecekti” dedi.
Şimşek: Muhtemelen ataleti yanlış hesapladık: Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yorumunda, programın temel yaklaşım olarak çalıştığına işaret ederek şunları söyledi: “Enflasyon bu tür konjonktürlerde, savaş ve gerginlik, korumacı dış konjonktür ortamında bırakın düşmeyi, kontrolden çıkabilirdi, çıkmadı. Evet, arzuladığımız noktada değiliz. Başlangıçta hedeflerimiz tabii ki iddialıydı. Biz ataleti muhtemelen düşük ölçtük. Bakın, açık konuşalım burada, samimi bir şekilde söylüyorum. Bu zor konjonktürde, özellikle 2023’te bir deprem yaşanmış. KKM’nin tabii ki doğurduğu sonuçlar var. EYT var. Yani 2023’te ciddi, önemli şoklarla karşı karşıya kaldık. Kontrolden çıkmaması önemliydi. Şimdi dolayısıyla burada temel mal enflasyonu, az önce Başkanımızın da söylediği gibi, yüzde 16’nın altına düşmüş. Ama bazı alanlarda, özellikle kiraydı, eğitimdi… Yine önceki dönemin, önceki dönem derken birtakım düzenlemelerin etkileri bu program dönemine taşındı.”
Basın toplantısında hem sunumlarda hem de soru-cevap bölümünde çeşitli eleştirilere yanıt verildi. Bunlardan bazıları şöyle:
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bu soruyu yanıtlarken Türkiye’nin bu etkiye yüksek enflasyonla ve enflasyondan kaynaklanan “atalet” ile yakalandığını söyledi. Yılmaz, uluslararası konjonktürün de savaşın olumsuz etkisini artırdığını, kontrol edilemeyen etkilerin ortaya çıktığını vurguladı.
Cevdet Yılmaz, önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadelede maliye politikası katkısının artacağını vurguladı. Yılmaz, “Yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda daha hassas davranılacak. Maliye politikası, para politikasına daha fazla katkı verecek” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunma sanayisiyle ilişkili olarak dost ülkelerle yapılacak iş birliğinden söz etti. Yılmaz, ABD’nin F-35 projesine benzeterek, dost ülkelerin üretim sürecine farklı şekillerde katılacağı “ürün bazında üretim platformu” oluşturulacağını açıkladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açıkladığı OVP 2027-2029’da yer alan yeni başlıklar ve yeni kavramlar dikkati çekti. İş dünyasının sıkıntıları olarak bir çırpıda sıraladığı şu başlıkların:
Yılmaz’ın sunumunda ve OVP’de aynı şekilde yer aldığı görüldü.
OVP’de ilk kez yer alan Ekonomik Güvenlik ve Dayanıklılık bölümünde:
“Büyümede enflasyonu azaltıcı ya da artırıcı perspektif yok”
“Ekonomik politikanın önceliği: Ekonomik güvenlik”
İmalat sanayii için yeni program
‘Dezenflasyon neden yavaşladı?’ yorumları
Kamu tasarrufu, deprem harcamaları, işsizlik-atıl işgücü
Savaş etkisi, Türkiye ekonomisinde neden daha fazla hissedildi?
Enflasyonla mücadeleye maliye politikası desteği
ABD’nin F-35 projesine benzer projeler yapılacak