Kanada, ABD ile devam eden ticaret savaşında sahip olduğu kritik mineral kaynaklarını Washington karşısında bir müzakere aracı olarak değerlendirmeye hazırlanıyor. Ottawa’nın yaklaşımı, Kanada’nın kritik madenlerini ABD ile paylaşma konusundaki isteğinin azaldığına işaret ediyor. Enerji ve Doğal Kaynaklar Bakanı Tim Hodgson, ülkenin sahip olduğu enerji ve doğal kaynaklara dikkat çekerek bu varlıkların görüşmelerde kullanılabileceğini belirtti. Hodgson, kritik mineralleri ABD ile yürütülecek müzakereler açısından “inanılmaz bir koz” olarak tanımladı.
Hodgson, Britanya Kolumbiyası’nda North Coast Transmission Line projesinin temel atma törenine katıldı. 2032 yılında faaliyete geçmesi planlanan elektrik hattının, eyaletin elektrik kapasitesini iki katına çıkarması bekleniyor. Projenin, Alaska sınırına yakın bölgelerde kurulacak yeni kritik maden işletmelerine enerji sağlamasının yanı sıra Asya’ya sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatını da destekleyebileceği belirtiliyor. Hodgson, Kanada’nın enerji kaynaklarına ilişkin yaklaşımını aktarırken, ülke elektriğinin Kanada’da kullanılmasından memnuniyet duyacağını ifade etti.
Kanada, 2025 yılında ABD’nin elektrik ithalatının yüzde 80’inden fazlasını karşıladı. ABD’nin Kanada Büyükelçisi Pete Hoekstra da potasyumu, Washington’ın ihtiyaç duyduğu kaynaklar arasında gösterdi. Bunun yanı sıra Kanada’nın sahip olduğu kritik mineral rezervleri, ABD açısından savunma sanayisi, kuantum bilişim, yapay zekâ ve teknoloji sektörlerinde Çin’in küresel üstünlüğüne karşı önemli bir güvence olarak değerlendiriliyor.
Kanada ile ABD arasında kritik mineraller alanında, Joe Biden döneminde başlatılan ve Donald Trump yönetimi altında da sürdürülen bir iş birliği anlaşması bulunuyor. Ancak Başbakan Mark Carney, ticaret müzakerelerinden çekilmesinin ardından Kanada’nın kritik mineraller konusunda ABD dışındaki ülkelerle de anlaşmalar yapmayı sürdüreceğini açıkladı. Carney, son 12 ay içinde stoklama anlaşmaları da dahil olmak üzere yaklaşık 50 milyar Kanada doları değerinde 50 anlaşmaya imza atıldığını bildirdi. Kanada’nın madenlerine özel erişim talebine ise açık biçimde karşı çıkan Carney, “Özel erişim hakkını asla vermeyiz” dedi.
Ottawa, G7 toplantısı öncesinde ittifak üyelerine Kanada’nın kritik mineral stoklarına “öncelikli erişim” sağlamayı teklif etti. Bu adım, Kanada’nın maden kaynaklarını yalnızca ABD ile ilişkilerinde değil, daha geniş uluslararası ortaklıklar kapsamında da değerlendirmek istediğini gösteriyor.
Kanada’nın eyalet yönetimleri de ABD ile yaşanan gerilimde kritik kaynakların önemine dikkat çekiyor. Britanya Kolumbiyası Başbakanı David Eby, ABD’nin eyaletinden gelen elektriğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Ontario Başbakanı Doug Ford ise Kanada’nın kritik mineral tedarikini kesme tehdidinde bulunmasını önerdi.
Transition Security Project, Washington’ın ekonomik gücünü kullanarak Kanada’yı ihtiyaç duyduğu minerallerin istemeden tedarikçisi haline getirebileceği uyarısında bulundu. Bu değerlendirme, Kanada’nın elindeki doğal kaynakları pazarlık unsuru olarak kullanmasının, ABD’nin ekonomik ağırlığı nedeniyle Ottawa açısından da riskler taşıyabileceğine işaret ediyor.
Kanada’nın kritik mineral stratejisinde Saskatchewan’daki McIlvenna Bay bakır ve çinko madeni de öne çıkıyor. Maden, temiz enerji teknolojileri, ileri imalat ve ulusal güvenlik açısından gerekli olan mineraller için yeni bir kaynak olarak gösteriliyor. Kanada’nın kritik mineral rezervlerini ABD ile ilişkilerinde nasıl kullanacağı, iki ülke arasındaki ticaret müzakerelerinin önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor.
Kanada’nın enerji kapasitesi büyüyor
ABD Kanada elektriğine büyük ölçüde bağımlı
Kritik madenlerde Biden döneminden kalan iş birliği
G7 öncesi müttefiklere erişim teklifi
Eyaletlerden Washington’a farklı mesajlar
ABD’nin ekonomik gücü risk oluşturabilir
Bakır ve çinko için yeni kaynak