Türkiye’de konut piyasasında finansman tercihlerinin değiştiği yeni bir dönem yaşanıyor. Konut kredisi maliyetlerinin yüksek seyrettiği ortamda tüketiciler, ev sahibi olma hedefinden vazgeçmek yerine bu hedefe ulaşmanın farklı yollarını arıyor. Sektör verileri de tasarrufa dayalı faizsiz finansman modeline yönelik ilginin giderek genişleyen bir tabana yayıldığına işaret ediyor.
Yeni tüketici profilinde, aylık ödeme kapasitesini korumak, bütçeyi uzun vadeli planlamak, borçluluk seviyesini yönetmek ve finansman sürecini kendi gelir düzeniyle uyumlu hale getirmek daha fazla önem kazanıyor.
Sinpaş Yapı Tasarruf Sandığı (Sinpaş YTS) Genel Müdürü Merve Onarlı, tüketici davranışındaki değişimi şöyle değerlendiriyor: “Bugünün tüketicisi ev sahibi olma hedefinden vazgeçmiyor, bu hedefe ulaşmak için finansal planını yeniden şekillendiriyor. Konut maliyetlerinin ve kredi kullanım maliyetlerinin yükseldiği bir dönemde, kişilerin kendi bütçelerine uygun, öngörülebilir ve uzun vadeli plan yapabilecekleri çözümlere yönelmesi son derece doğal. Tasarruf finansman modeli, bir kredi alternatifi olmanın ötesinde disiplinli tasarrufu, faizsiz finansman anlayışını ve uzun vadeli bütçe yönetimini merkezine alan özgün bir yaklaşım sunuyor. Günümüz tüketicisinin aradığı şeffaf ve öngörülebilir finansal koşullar, modele olan ilgiyi her geçen gün artırıyor.”
Bu dönüşümün önemli göstergelerinden biri de tasarruf finansman sektöründeki büyüme. Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) 2026 yılı ilk çeyrek konsolide verilerine göre, tasarruf finansman sektörünün müşteri sayısı yıllık bazda yüzde 112 artarak 1 milyon 337 binin üzerine çıktı. Sektörün aktif büyüklüğü yüzde 198 artışla 379 milyar TL’ye, alacak büyüklüğü ise yüzde 363 artışla 176 milyar TL’ye ulaştı. Sektörün ilk çeyrekteki sözleşme büyüklüğü de 354 milyar TL seviyesine yükseldi.
Veriler, tasarruf finansmanının artık yalnızca belirli bir tüketici grubunun tercih ettiği alternatif bir yöntem olmaktan çıkarak, daha geniş bir kitlenin yüksek tutarlı finansal hedeflerini planlarken değerlendirdiği modellerden biri haline geldiğine işaret ediyor.
Konut piyasasında son dönemin en dikkat çekici gelişmelerinden biri, tüketicinin satın alma kararını tamamen ertelemek yerine finansman yöntemini yeniden değerlendirmesi. Konut kredilerinde yüksek maliyetlerin uzun vadeli borçlanmayı daha seçici hale getirdiği bu dönemde, tüketici açısından “ev alabilir miyim? sorusunun yerini giderek “ev sahibi olmanın benim bütçeme uygun yolu hangisi?” sorusu alıyor.
TÜİK verilerine göre Türkiye genelinde Haziran 2026’da 129 bin 979 konut satışı gerçekleşti. Ocak-Haziran 2026 döneminde ise toplam konut satışları 699 bin 516 olarak kaydedildi. Bu tablo, konut piyasasında talebin finansman koşullarına duyarlı olmakla birlikte ortadan kalkmadığını gösteriyor. Tüketici, değişen ekonomik koşullara göre satın alma kararının finansman tarafını yeniden kurguluyor.
Ev sahibi olmak isteyenlerin öncelikleri değişiyor
Tasarruf finansmanında büyüme dikkat çekiyor
Konut talebi bitmedi, finansman tercihi değişti