Geçen hafta iç ve dış piyasalarda enflasyon verileri, faiz beklentileri ve yatırım fonlarının tasfiye süreçlerine yönelik gelişmeler ana gündem maddelerini oluşturdu. Yurt içinde eylül ayı enflasyonunun aylık yüzde 1,84 ve yıllık yüzde 29,73 gerçekleşerek piyasa tahminlerinin altında kalması, faiz indirimi beklentilerini kuvvetlendirdi.
Borsa İstanbul’da BİST 100 endeksi ise önceki haftaki 12.270 puanlık kapanış sonrasında geçen haftayı 12.265 seviyesinden tamamlayarak primsiz bir haftayı geride bıraktı ve 11.800-12.500 bandındaki konsolidasyonunu sürdürdü.
Fon tasfiyelerinde 3 portföy yönetim şirketine ait 17 fonda yatırımcı ödemeleri ilgili banka ve aracı kurum hesaplarına aktarılırken, diğer fonların tasfiyesine yönelik 1 milyon TL’ye kadar anapara ödemelerini düzenleyen kanun teklifinin TBMM’ye sunulması gündemde. Bu arada FTSE Russell, Türkiye’nin “İleri Gelişmekte Olan Piyasa” statüsünü koruduğunu ve ülkeyi izleme listesine almadığını açıkladı.
Küresel tarafta ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 5,34’e, 30 yıllıkların ise yüzde 5,72’ye yükselmesi dikkat çekerken; Brent petrol Hürmüz Boğazı’ndaki tanker saldırıları, jeopolitik riskler ve Meksika Körfezi’ndeki üretim kesintileriyle haftayı yüzde 1,88 artışla 104,53 dolardan tamamladı.
Haftanın ikinci yarısında tahvil faizlerindeki sınırlı geri çekilmeyle ons altın 4.194 dolara, gram altın ise 6.642 TL’ye tırmandı.
Piyasaların odağında yer alan ve 14 Ekim Çarşamba günü açıklanacak ABD eylül enflasyonu ise FED’in yıl sonuna kadar bir faiz artırımı daha yapıp yapmayacağı ve kıymetli metallerin yönü açısından kritik bir gösterge olarak merakla bekleniyor.
Haftanın en kritik virajı olarak öne çıkan ve 14 Ekim Çarşamba günü açıklanacak olan ABD eylül ayı enflasyon verisi, hem küresel piyasalar hem de altın ve kıymetli metaller üzerinde belirleyici bir etki yapacak.
ABD Merkez Bankasının (FED) yıl sonuna kadar atacağı para politikası adımlarına ve olası bir faiz artırımı kararına ışık tutacak olan veri, enflasyonda düşüşe işaret etmesi halinde tahvil faizlerindeki gevşemeyi destekleyerek altın fiyatlarındaki yukarı yönlü ivmeyi hızlandırabilir. Aksi yönde gelebilecek yüksek bir enflasyon rakamı ise FED’in şahin tutumunu koruyacağı beklentisini pekiştirerek altın üzerinde baskı oluşturabilir ve küresel piyasalarda oynaklığı artırabilir.
Ağustos ayında enflasyon yıllık bazda yüzde 3,6 olurken, aylık bazda yüzde 0,6 olmuştu.
*BU HABERDE YER ALAN İFADELER YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.
ALTIN SIKIŞTI VE TAHVİL FAİZLERİ YÜKSELİŞTE
PİYASALARA ETKİSİ: 14 EKİM ABD ENFLASYONU BEKLENİYOR