Konuya yakın kaynaklardan edinilen bilgilere göre, “ajan şeyh” olarak da adlandırılan Abu Dabi kraliyet ailesi üyesi Şeyh Tahnoun bin Zayed Al Nahyan, Trump ailesinin kripto para girişiminin ABD’de hayata geçirmeye hazırlandığı yeni bankanın en büyük hissedarı oldu.
Şeyh Tahnoun ve beraberindeki ortak yatırımcılar, World Liberty Financial’ın bankacılık faaliyetlerini yürütmek amacıyla kurduğu holding şirketinin %49’luk hissesine sahip olan yapının arkasında yer alıyor. The Wall Street Journal (WSJ) tarafından aktarılan bilgilere göre Şeyh Tahnoun, geçtiğimiz yıl World Liberty Financial’a 500 milyon dolarlık bir yatırım yapmış ve bu işlem karşılığında şirketin %49’luk payını devralmıştı.
ABD Para Birimi Denetleme Ofisi (OCC), bu ayın başlarında World Liberty Financial’a dolara endeksli sabit coin “USD1″i ihraç etmek, itfa etmek ve korumak amacıyla federal düzeyde yetkili bir ulusal güven bankası (national trust bank) kurması için ön şartlı onay verdi. Bu gelişme, Trump destekli kripto şirketi ile yabancı bir hükümet yetkilisi arasındaki ticari ortaklığın daha da derinleştiğini ortaya koyuyor. BAE Devlet Başkanı’nın kardeşi olan Tahnoun, 1,3 trilyon doları aşan devasa bir fon ve varlık imparatorluğunu yönetiyor.
Piyasa değeri 4 milyar dolara ulaşan USD1’i destekleyen rezervlerin ABD Hazine tahvillerine yatırıldığı ve yıllık yaklaşık 150 milyon dolar faiz getirisi sağladığı belirtiliyor. Şirket, kuracağı yeni banka aracılığıyla USD1’in kullanımını yaygınlaştırmayı ve kripto saklama hizmetleri sunmayı amaçlıyor.
Şirketin bankacılık lisansı talebi, Şeyh Tahnoun ve ortaklarının Ocak 2025’te Aryam Investment 1 üzerinden yaptığı 500 milyon dolarlık gizli yatırımın WSJ tarafından haberleştirilmesi üzerine Demokrat Partili Kongre üyelerinin tepkisini çekti. Trump’ın göreve başlama töreninden dört gün önce imzalanan anlaşmayla 263 milyon doların doğrudan Trump ailesine ait yapılara aktarıldığı bildirildi.
Hukuk ve etik uzmanları, görevdeki bir ABD Başkanı’nın yabancı bir devlet yetkilisiyle bu ölçekte ticari ilişki kurmasını sert bir dille eleştirdi. Washington D.C. eski etik avukatı Prof. Kathleen Clark, BAE ile yürütülen yapay zeka çip satış müzakerelerine atıfta bulunarak ulusal güvenlik risklerine dikkat çekti. Beyaz Saray ise Başkan Trump’ın yalnızca Amerikan halkının çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini savunarak çıkar çatışması iddialarını reddetti.
World Liberty’nin banka başvurusundaki WLTC Holdings yönetim kuruluna Steve Witkoff’un oğlu Zach Witkoff başkanlık ediyor. OCC, onay şartı olarak üç ana hissedardan yönetim kararlarına müdahale etmeyeceklerine dair “pasif hissedarlık taahhüdü” imzalamalarını istedi.
Bu taahhüdü imzalayan yapılardan biri, Tahnoun’un arkasında bulunduğu ve Abu Dabi ile Delaware’de tescil edilen StringZ Holding RSC oldu. Diğer iki hissedar ise Trump ailesiyle ilişkili bir yapı ile şirket kurucuları Zak Folkman ve Chase Herro oldu. Denetleyici kurumların bu tür taahhüt taleplerinin bankacılık sektöründe oldukça nadir görüldüğü vurgulanıyor.
Senatör Elizabeth Warren ve 40 Demokrat milletvekili, Hazine Bakanlığı ile OCC’ye mektup göndererek Tahnoun ile Trump arasındaki mali bağların ulusal güvenlik açısından risk teşkil ettiğini savundu. Milletvekilleri, banka lisanslama süreçlerinin siyasi ve jeopolitik baskılara karşı kırılgan hale gelip gelmediğinin denetlenmesini talep etti.
Başvurunun gizli kalan bölümlerinde, World Liberty’nin önde gelen kripto borsası Binance ile USD1’in pazarlaması ve tanıtımı için ücretli bir ortaklık sözleşmesi imzaladığı anlaşıldı.
Trump’ın af yetkisiyle bağışladığı Binance kurucusu Changpeng Zhao ve borsa yetkilileri, bu iş birliğinin af kararıyla ilgisi olmadığını öne sürdü. World Liberty yetkilileri ise Binance’in banka bünyesinde herhangi bir hisse veya yönetsel rolünün bulunmadığını açıkladı.
500 MİLYON DOLARLIK YATIRIM VE ETİK TARTIŞMALARI
STRINGZ HOLDİNG YAPILANMASI VE PASİF HİSSEDARLIK
DEMOKRATLARIN DENETİM BASKISI
BINANCE İLE GİZLİ İŞ BİRLİĞİ