Üç ay tutuklu kalan Deniz Göktaş, yaşadıklarını New York Times'a anlattı

Komedyen Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı gösterisi nedeniyle tutuklanıp yaklaşık üç ay cezaevinde kalmasının ardından tahliye edilmesi, uluslararası basında yankı uyandırdı. The New York Times, Göktaş ile yaptığı söyleşide Türkiye’de...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Komedyen Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” adlı gösterisi nedeniyle tutuklanıp yaklaşık üç ay cezaevinde kalmasının ardından tahliye edilmesi, uluslararası basında yankı uyandırdı. The New York Times, Göktaş ile yaptığı söyleşide Türkiye’de ifade özgürlüğünü, siyasi mizahın sınırlarını ve komedyenlerin karşılaştığı baskıları mercek altına aldı.

Göktaş, 28 Eylül’de görülen duruşmada “Cumhurbaşkanına hakaret” ve “dini değerleri aşağılama” suçlamalarından toplam 19 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, yaklaşık 88 gündür tutuklu bulunan komedyenin tahliyesine karar verdi.

New York Times’a konuşan Göktaş, mahkemede yaptığı savunmanın tahliye ihtimalini zorlaştırabileceği yönünde uyarılar aldığını anlattı.

Avukatlarının ve çevresindekilerin savunmasının cezaevinde daha uzun süre kalmasına yol açabileceğini söylediğini belirten Göktaş, buna rağmen geri adım atmak istemediğini ifade etti.

Tahliye kararının kendisi için büyük bir rahatlama olduğunu dile getiren komedyen, asıl önceliğinin bir an önce özgürlüğüne kavuşmak olmadığını vurguladı.

Mahkemedeki savunmasıyla yalnızca kendi davasına değil, ifade özgürlüğüne ilişkin daha geniş bir tartışmaya dikkat çekmek istediğini söyleyen Göktaş, insanların dünyanın birçok yerinde cezalandırılma veya toplumsal tepki görme korkusuyla konuşmaktan çekindiğini belirtti.

Komedyenlere örnek olmak istediğini ifade eden Göktaş, özgürce konuşmanın önemine vurgu yaptı.

Üç ay cezaevinde kalmanın korkunç bir deneyim olduğunu ancak sanatçıların bir ilkeyi savunurken bu tür zorluklara dayanabileceğini göstermek istediğini anlattı.

Mesleğinde tanındıkça kaybedecek daha fazla şeyi olduğunu ve bunun kendisini otosansüre yönelttiğini söyleyen Göktaş, bu durumdan rahatsızlık duyduğunu belirtti.

Gösterilerine gelen öğrencilerin ve emeklilerin günlük yaşamlarında kendisinden daha cesur davrandığını düşündüğünü ifade eden komedyen, zamanla daha çekingen hale gelmesinin kendisini ikiyüzlü hissettirdiğini anlattı.

Bu nedenle sonuçlarını düşünmeden, komik bulduğu şeyleri yeniden sahnede söylemeye karar verdiğini belirten Göktaş, cezaevindeki ilk gecesinde yaşamının en rahat uykusunu uyuduğunu söyledi.

Türkiye’de geçmiş yıllarda ana akım televizyon kanallarında kendisinden çok daha sert siyasi mizah yapan komedyenler bulunduğunu hatırlatan Göktaş, son yıllarda eleştiriye yönelik tahammülün önemli ölçüde azaldığını savundu.

Kendi şakalarının geçmişteki siyasi hiciv örnekleriyle karşılaştırıldığında hafif kalacağını belirten Göktaş, yöneticilerin mizaha gösterdiği tepkinin komedinin etkisini ortaya koyduğunu söyledi.

Gösterisini üç yıl boyunca Türkiye’nin farklı kentlerinde sahnelediğini ve sorun yaşamadığını anlatan komedyen, salondaki izleyici ile sosyal medyada kısa videolar üzerinden gösteriye ulaşan izleyiciler arasında önemli bir fark bulunduğunu ifade etti.

Göktaş, cezaevinde geçirdiği günlerde gösterisinden pişmanlık duyup duymadığı sorusuna olumsuz yanıt verdi.

Tutukluluk sürecinin, kendisini yaşamında en az yalnız hissettiği dönemlerden biri olduğunu anlatan komedyen, bu deneyimin kendisine daha önce sahip olmadığı bir özgüven kazandırdığını belirtti.

Kişisel yaşamında korkuları bulunduğunu ve kendisini cesur biri olarak görmediğini söyleyen Göktaş, yargılama sürecinde ise kendisinden duyduğu şüphenin ortadan kalktığını anlattı.

Bu süreçte kazandığı özgüvenin artık vazgeçmek istemediği bir duyguya dönüştüğünü ifade etti.

Mizahın otoriter yönetimler karşısındaki etkisine ilişkin soruyu da yanıtlayan Göktaş, komedinin gücünün sınırlı olduğunu belirtti.

Mizahın insanlara empati, motivasyon ve konuşma cesareti sağlayabileceğini söyleyen komedyen, bunun ötesinde doğrudan siyasi değişim yaratma gücü bulunduğu düşüncesine mesafeli yaklaştı.

Gösterisindeki şakalarla, jestlerle ve alaycı anlatımla konuştuğu konuların aslında olağan meseleler olduğunu izleyicilere hatırlatmak istediğini anlattı.

The New York Times’ın ABD’deki komedyenlere yönelik siyasi baskılar ve “iptal kültürü” tartışmalarına ilişkin sorularını da yanıtlayan Göktaş, Türkiye ile ABD arasında doğrudan karşılaştırma yapmakta zorlandığını belirtti.

ABD’deki komedyenlerin kendisine çok daha özgür göründüğünü söyleyen Göktaş, ilerleyen yıllarda iki ülkenin benzer sorunlarla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.

Amerikalı komedyenlerin sosyal medyadaki tepkiler ve iptal kültüründen yakınmasına ise mizahi bir yanıt verdi:

“Övünmek istemem ama bizde iptal kültürü de var, hapis de.”

Göktaş, mahkemedeki savunmasında Amerikan stand-up tarihinin önemli isimlerinden Lenny Bruce’a da atıfta bulundu.

Bruce’un 1964 yılında sahne gösterisi nedeniyle yargılandığını ve yaklaşık 40 yıl sonra New York Valisi tarafından ölümünden sonra affedildiğini hatırlatan Göktaş, sanatçının kendisi için önemini anlattı.

Bruce’un mizahında kendisine sadık kalma ve sınırları zorlayan yaramaz bir çocuk gibi davranma özgürlüğünü gördüğünü belirtti.

Doug Stanhope ve George Carlin’in de kendisini etkileyen komedyenler arasında olduğunu söyleyen Göktaş, Sarah Silverman, Louis C.K., Mike Birbiglia ve Jerrod Carmichael gibi isimleri de takip ettiğini anlattı.

Yaklaşık üç aylık tutukluluk sürecinde yeni gösterisi için 20 dakikalık malzeme yazdığını açıklayan Göktaş, bunları gelecek yıl sahnede kullanmayı planladığını belirtti.

Ancak cezaevinde tuttuğu günlüğe yazdığı ilk notlardan birinin, hakkında açılan davayı gösterilerinde çok fazla işlememek olduğunu söyledi.

Yaşadıklarının kendisini nasıl değiştirdiğini değerlendirmek için henüz erken olduğunu belirten Göktaş, cezaevinde yaşamın anlamına ilişkin düşünme fırsatı bulduğunu ifade etti.

İnsanın yalnızca kendisini mutlu eden şeylerle değil, uyumak veya çay içmek gibi basit deneyimlerle de yaşamdan tatmin olabileceğini söyleyen komedyen, en olumsuz koşullarda bile özgürlük hissinin korunabileceğini vurguladı.

“Savunmamla yalnızca kendi davamı değil, ifade özgürlüğünü de gündeme taşımak istedim”

“Otosansürü bırakıp komik bulduğum şeyleri yeniden sahnede söylemeye karar verdim”

“Türkiye’de siyasi mizaha tahammül son yıllarda azaldı”

“Tutukluluk süreci bana daha önce sahip olmadığım bir özgüven kazandırdı”

“Mizah insanlara konuşma cesareti verebilir”

Göktaş’tan iptal kültürü yorumu

Mahkeme savunmasında Lenny Bruce ve ünlü komedyenlere atıfta bulundu

Yeni gösterisi için 20 dakikalık malzeme yazdı

Ekonomim

Üç ay tutuklu kalan Deniz Göktaş, yaşadıklarını New York Times'a anlattı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi Haber Al ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir