Yatırımcıları korumak için 'Mağduriyet Fonu' kurulsun

FİKRİ CİNOKUR / ANTALYA Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) Başkanı Ercan Yavaş, Türkiye’nin son günlerde sermaye piyasalarında önemli bir sınavdan geçtiğini, fon yolsuzluğu ile ilgili on binlerce yatırımcının mağdur...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

FİKRİ CİNOKUR / ANTALYA

Antalya Genç İş İnsanları Derneği (ANTGİAD) Başkanı Ercan Yavaş, Türkiye’nin son günlerde sermaye piyasalarında önemli bir sınavdan geçtiğini, fon yolsuzluğu ile ilgili on binlerce yatırımcının mağdur olduğunu belirterek, ‘Yatırımcı Mağduriyeti Fonu’ kurulmasını önerdi.

ANTGİAD 2026-2027 dönemi ilk genişletilmiş üye toplantısı Su Oteli’nde gerçekleşti. Moderatörlüğünü EKONOMİ Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın yaptığı ‘’Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor’’ konulu söyleşiye EKONOMİ Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz ve yazarı Zeynep Gürcanlı konuşmacı olarak katıldı.

ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, açılış konuşmasında, 36. kuruluş yılını kutlayan ANTGİAD’ın Antalya iş dünyasının ilk sivil toplum kuruluşu olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘’Üç yıldır aynı heyecanla çalışıyoruz. Koştuk, ürettik. Antalya’yı konuştuk. Türkiye’yi konuştuk. Gençleri konuştuk. Ekonomiyi konuştuk. Ve gerektiğinde, kimsenin konuşmadığı konuları da cesaretle gündeme taşıdık. Bugün geriye dönüp baktığımda şunu büyük bir gururla söyleyebiliyorum: ANTGİAD büyüdü. ANTGİAD güçlendi. ANTGİAD’ın sözü güçlendi. Ama hepsinden önemlisi ANTGİAD’ın Antalya’ya karşı sorumluluğu büyüdü…”

İş dünyası örgütleri arasında ticari köprüler kurduklarını, TÜRKONFED ve BAKSİFED çatısı altında Türkiye’nin farklı kentleriyle bağlarını güçlendirdiklerini vurgulayan Yavaş, ‘’Kentimizin geleceğini ilgilendiren meselelerde düşüncelerimizi ortaya koyduk. Ve bütün bunları yaparken hiçbir zaman şu gerçeği unutmadık: Bir iş insanının sorumluluğu sadece şirketiyle sınırlı değildir. Bir iş insanı şehrine, geleceğine, gençlerine, ülkesine karşı sorumludur. Çünkü ürettiğimiz şehir güçlüyse biz güçlüyüz. Gençlerimizin geleceği güçlüyse biz güçlüyüz. Ülkemizin ekonomisi güçlüyse biz güçlüyüz. Türkiye güçlüyse hepimiz güçlüyüz.’’

Türkiye’nin son günlerde sermaye piyasalarında önemli bir sınavdan geçtiğini, yatırım fonlarında yaşanan gelişmelerin yakından takip edildiğini ifade eden Yavaş, şöyle devam etti: ‘’Biz binlerce yatırımcının doğrudan etkilendiği zor bir süreçten söz ediyoruz. Burada mesele, sorunlu fonların tasfiye edilmesinden ibaret değildir. Mesele güvendir. Çünkü sermaye piyasalarının en büyük sermayesi paradır diye düşünebiliriz. Sermaye piyasalarının en büyük sermayesi güvendir. Güven kaybolursa tasarruf sahibi ürker. Yatırımcı geri çekilir. Girişimci bekler. Sermaye üretim ve yatırım yerine güvenli liman aramaya başlar. Borsada manipülasyon iddiaları, sığ hisselerde olağandışı fiyat hareketleri ve fonlar üzerinden gerçekleştirildiği ileri sürülen işlemler bu nedenle son derece ciddidir. Bu mesele bütün yönleriyle ve büyük bir şeffaflıkla ortaya çıkarılmalıdır.’’

Yatırım fonlarıyla ilgili yanlış yapanların bedelini vatandaşın ödememesi gerektiğini dile getiren Ercan Yavaş, “Yatırımcı Mağduriyeti Fonu” kurulmasını önerdi, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’Ama çok önemli bir şartla, bunun faturası asla Hazine’ye çıkarılmamalıdır. Yanlış yapanların bedelini 86 milyon vatandaş ödememelidir. Hukuka aykırı işlemlerle haksız kazanç elde ettiği yargı kararıyla kesinleşenlerden tahsil edilen mal varlıkları, kazançlar, cezalar ve ilgili diğer tahsilatlar, kurulacak bu havuzun finansmanında değerlendirilmelidir. Fon yöneticisi olsun. Şirket yöneticisi olsun, manipülatif işlemin tarafı olsun, kim olursa olsun… Eğer hukuka aykırı bir işlemle haksız kazanç elde ettiği kesinleşmişse, hukuk o kazancın peşine sonuna kadar gitmelidir. Kazanç kişide kalırken zarar topluma yüklenmemelidir. Kar özelse, zarar kamusal olamaz. Bu nedenle güçlü bir hukuki mekanizma kurulmalıdır. Haksız kazançlar izlenmelidir. El koyma ve tahsil süreçleri hukuk devleti ilkeleri içinde etkin biçimde işletilmelidir. Ve tahsil edilen kaynakların, mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasında kullanılabileceği bir model üzerinde çalışılmalıdır. Böylece Hazine’ye yeni bir yük getirmeden, kamu maliyesini koruyan ve mağdur yatırımcıyı gözeten bir sistem kurulabilir.’’

Bunun hukuki ve teknik altyapısını uzmanların tartışmasını isteyen Yavaş, ‘’Ama iş dünyası olarak bizim söylemek istediğimiz çok nettir, Türkiye yatırımcısını korumalıdır. Türkiye sermaye piyasalarındaki güveni korumalıdır. Çünkü yatırımcının güvenini kaybederseniz, sermayeyi kaybedersiniz. Sermayeyi kaybederseniz, yatırımı kaybedersiniz. Yatırımı kaybederseniz, üretimi ve istihdamı kaybedersiniz’’ dedi. Antalya iş dünyası açısından önemli bir başka süreç daha bulunduğuna dikkat çeken Ercan Yavaş, 18 Ekim’de Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimleri yapılacağını anımsattı. Yavaş, sözlerini şöyle tamamladı:

‘’ANTGİAD ailesi içerisinde de bu seçimlerde farklı görevler için çalışan çok sayıda arkadaşımız var. Her birine başarılar diliyorum. Ticaret ve sanayi odaları iş dünyasının kurumsal hafızasıdır. Meslek örgütleri ve sivil toplum yapıları bir kentin ortak aklının oluşmasında son derece önemlidir. Bu nedenle ATSO seçimlerinin Antalya iş dünyasına yakışan bir demokratik olgunluk, centilmenlik ve karşılıklı saygı içerisinde gerçekleşmesini diliyorum. Kim seçilirse seçilsin, kazananın Antalya olmasını temenni ediyorum.’’

Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın moderatörlüğünü yaptığı “Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye Ekonomisini Neler Bekliyor” konulu söyleşide Ekonomi Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Dr. Şeref Oğuz ve Ekonomi Gazetesi yazarı Zeynep Gürcanlı, ANTGİAD üyelerine bilgi verdi. Zeynep Gürcanlı, konuşmasında, ABD-Çin arasındaki ekonomik güç, Hürmüz Boğazı, Mekke Antlaşması, Rusya ve Ukrayna savaşlarının Türkiye ekonomisindeki etkilerini anlatırken, Suudi Arabistan’da Türkiye için fırsatların olabileceğine dikkat çekti. Şeref Oğuz da başta fon krizi olmak üzere Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler hakkında bilgi verdi. Oğuz, Türkiye’nin batmayacağını, ancak sürüneceğini, enflasyonun düşmeyeceğini, Türkiye’nin tüm olumsuzluklara rağmen üretmeye devam edeceğini söyledi. Hakan Güldağ ise Rusya-Ukrayna savaşı, Hürmüz Boğazında yaşanan gelişmelerin navlun ve petrol fiyatlarını artırdığını, bunun da hem dünyada hem de Türkiye’de enflasyonu körüklediğini kaydetti. Ekonomi Gazetesi yöneticileri konuşmaların ardından ANTGİAD üyelerinin sorularını yanıtladı. ANTGİAD Başkanı Ercan Yavaş, konuklarına günün anısına plaket hediye etti.

Türkiye güçlüyse hepimiz güçlüyüz

En büyük sermaye güvendir

Fatura Hazine’ye çıkarılmamalı

Türkiye yatırımcısını korumalıdır

Jeopolitik Dönüşüm Çağında Türkiye’yi neler bekliyor?

Ekonomim

Yatırımcıları korumak için 'Mağduriyet Fonu' kurulsun
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Ekonomi Haber Al ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir