Avrupa Birliği’nde konut fiyatlarındaki patlama ve kiralık ev bulma zorluğu, AB Komisyonu’nu harekete geçirdi. Komisyon, özellikle kısa süreli kiralamaların (örneğin Airbnb gibi platformlar aracılığıyla) yarattığı baskıyı azaltmak için ‘Uygun Fiyatlı Konut Yasası’ adlı yeni bir teklif sundu.
Teklifin özü, ulusal, bölgesel ve yerel yönetimlere, belirli bir bölgeyi ‘konut baskısı altında’ ilan etme yetkisi veriyor. Bir bölgenin bu statüyü kazanması için ortalama bir konut fiyatının çok yüksek olması ve yerel piyasa koşullarının buna göre değerlendirilmesi gerekiyor.
Bu ilan sonrasında yerel yönetimler, kısa süreli konaklama kiralamalarına veya ikincil konutlara yönelik sınırlamalar getirebiliyor. Özellikle uzun süreli kiralama piyasasındaki ev stokunu azaltan faaliyetler hedef alınıyor. Ancak, ev sahibinin kendi sürekli ikametgahında sunduğu kısa süreli kiralamalar bu kapsam dışında tutuluyor.
AB Komisyonu’nun Enerji ve Konuttan Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, konutun piyasada alıp satılan bir mal olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Jorgensen, ‘Bir eve sahip olmak insan hakkıdır. Ev, insanların hayatına güvenlik, huzur ve onur kazandırır’ dedi.
Son 10 yılda kiraların Berlin’de %59, Madrid’de %75 ve Lizbon’da %103 arttığını belirten Jorgensen, bu durumun hemşirelerin, öğretmenlerin ve polislerin çoğunun çalıştığı kentlerde yaşamını imkansız kıldığını ifade etti.
AB’de kısa süreli kiralama faaliyetleri 2018-2024 arasında %93 arttı. Madrid’in merkezinde her 100 uzun süreli kiralık ev için yaklaşık 40 kısa süreli kiralık ev bulunuyor. AB verilerine göre Avrupalıların %40ı uygun fiyatlı konuta erişimi acil bir sorun olarak görüyor; bu oran şehirlerde %51’e ulaşıyor.
AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Teresa Ribera, teklifin yerel yönetimlere hukuki güvence sağlayan bir Avrupa çerçevesi oluşturduğunu belirtti. Ribera, ‘Bugün Uygun Fiyatlı Konut Yasası teklifini kabul ettik’ diyerek ortak kriterlerle benzer uygulamaların tek pazar genelinde hayata geçirileceğini açıkladı.
Teklifin yasalaşması için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin onayı gerekiyor. Yerel yönetimler, bu yeni çerçeve içinde ikinci konutlar ve uzun süre boş bırakılan evlere yönelik tedbirler de alabilecek.
‘KONUT BASKISI’ ALTINDAKİ BÖLGELEERE TEDBİR
‘BİR KONUT KRİZİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ’